Wellbeing’i zirveye taşıdık!

HRdergi olarak bu yıl ilk kez düzenlediğimiz Wellbeing at Work Zirvesi, 
20 Mart’ta BMS’nin Resmi Sponsorluğu’nda gerçekleşti. Zirvemizde wellbeing kavramı tüm boyutları ile ele alındı,
İK yöneticileri şirketlerinde konuyla ilgili imza atılan uygulamaları paylaştı.

HRdergi Genel Müdürü Alper Toper’in hoş geldiniz konuşmasıyla başlayan etkinlikte kürsüye çıkan ilk isim Danışman & Koç Ece Süeren Ok oldu. “Yarım elma ile her zaman gönül alınır mı?” başlıklı bir konuşma gerçekleştiren Ok, wellbeing kavramını “kişinin var olan yaşam kalitesi ve iyi sağlığından dolayı birçok boyutta kendini iyi hissetmesi” olarak tanımladıktan sonra kurumsal dünyaya wellbeing’in wellness kavramı ile birlikte girdiğini vurguladı. Konuyla ilgili araştırma sonuçlarını da aktaran Ok, wellbeing’in boyutları konusunda ayrıntılı bilgi verdi. "2019'un en önemli konusu olan finansal wellbeing boyutu önümüzdeki döneme de damga vuracak" diyen Ok, oturum sırasında deneyim ve önerilerini de katılımcılarımızla paylaştı. 

Wellbeing Academy Türkiye Kurucu Ortağı Onur Salık Koç da “Organizasyonel başarının yeni tanımı: Wellbeing” başlıklı konuşmasıyla zirvede yer alan isimlerden biri oldu. Konuşmasında “Wellbeing nedir, neden ihtiyaç duyulur?” sorusunun yanıtını ve wellbeing uygulamalarının bireylere ve kurumlara katkılarını aktaran Koç, dünyada yapılan araştırma sonuçlarını da paylaştı. Wellbeing programlarının ölçülebilir etkileri arasında daha az işe gelmezlik, performans artışı ve değişen koşullara daha hızlı uyum gibi faktörlerin yer aldığını dile getiren Koç, Sağlıklı Yaşam Kültürünün, önümüzdeki 5 yıl içinde sağlık konusunda odaklanılacak 3’üncü ana strateji olacağını da belirtti. Şirketlerin sağlık programlarının temel organizasyonel seviyelerde fark yaratması için sağlıklı yaşam kültürünün en üst düzey yöneticiden başlayarak benimsenmesi gerektiğini aktaran Koç, oturumunu ofis yogası egzersiz paylaşımı ile tamamladı. 

Wellbeing at Work Zirvesi’nin bir diğer konuşmacısı da Herman Miller Insight Group Direktörü Mark Catchlove oldu. Catchlove, “Temel insani ihtiyaçlar ve işyerinde Wellbeing” başlıklı oturumda Herman Miller’ın bakış açısını ve İnsan Dinamikleri + Çalışma hayatına dair süregelen keşifleri; verimli çalışma ortamları ve ergonomik mobilyaları hakkındaki araştırmaları ve deneyimleri doğrultusunda paylaştı. Temel insanı ihtiyaçlarımızı (amaç, ait olma, başarma, özerklik, statü ve güvenlik) aktaran ve bunların nasıl tanımlanması gerektiğini paylaşan Catchlove, bunların yönetim metotlarına, teknolojiye, araçlara, ofis ve çalışma mekanlarına uygulamasının nasıl olması gerektiğini dile getirdi. 

Actifit Wellness Direktörü Melis Abacıoğlu da “Zor mu Zorro mu? Süper Kahraman Olmadan Yeni Alışkanlıkları Tetikleyecek Bir Kurumsal Wellbeing Programı Yaratmak ve Sürdürmek” başlıklı oturumuyla katılımcılarımızla buluşan isimlerden biri oldu. Araştırma sonuçlarının, wellbeing’in önemli bir trend haline geldiğini gösterdiğini belirten Abacıoğlu, yeni çalışma kuralları için wellbeing’in şart olduğunu da dile getirdi. “İyi olmak, yeni kurallara göre iyi çalışmak için bir ön koşul” diyen Abacıoğlu, yeni alışkanlıkları tetikleyebilmek için izlenmesi adımlar konusundaki önerilerini katılımcılarımızla paylaştı. 

Zirvemiz, Wellbeing Academy Türkiye eğitmenlerinden Reyhan Elmasri ile verdiğimiz “Bi Nefes Molası”nın ardından HSBC Türkiye İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Funda Temoçin Aydoğan ile devam etti. “HSBC’de En Sağlıklı İnsan Sistemi” başlıklı bir konuşma yapan Aydoğan, wellbeing için temel faktörlerin “denge, öz sorumluluk, pozitif yaklaşım” olduğunu belirttikten sonra HSBC’deki uygulamanın ayrıntılarını katılımcılarımıza aktardı. 

Zirvede Aydoğan’ın ardından deneyim ve uygulamalarını paylaşan isim Nestlé Türkiye İnsan Kaynakları Direktörü ve Yönetim Kurulu Üyesi Nilüfer Demirkol oldu. “Sağlığın için Harekete Geç!” başlıklı konuşmasıyla katılımcılarımızla buluşan Demirkol, amaçlarının “Yaşam kalitesini artırmak ve daha sağlıklı bir geleceğe katkıda bulunmak” olduğunu dile getirdi. “Nestlé’de bu amacımızı sadece tüketicilerimizi düşünerek belirlemedik, çalışanlarımızın da sağlıklı ve dengeli bir yaşam sürmelerini ortak sorumluluğumuz olarak görüyor ve yapılandırılmış bir program çerçevesinde wellbeing yolculuğunda adım adım yanlarında oluyoruz” diyen Demirkol, uygulama ve deneyimlerini katılımcılarımızla paylaştı. 

3M Türkiye Ülke İK Direktörü Ceyla Beller Özgün de “Kendine iyi gelen seçimler yapabilmek” başlıklı konuşmasıyla zirvede yer alan isimlerden biri oldu. “Mutlu hissetmek için iyi duygulara, bağlantılara, ilişkilere, anlama ve başarıya ihtiyacımız var” diyen Özgün, zorlandığımız her süreç bizi daha güçlü kılıyor olsa da o sürecin içinden geçerken, pozitif bakış açısını kaybedebildiğimizi; önemli olanın inişteyken ne kadar hızlı bir şekilde çıkışa geçtiğimiz olduğunu dile getirerek değerlerin önemine vurgu yaptı. 

“Çalışan İyiliği” konu başlığıyla zirvede yer alan isim Koç Üniversitesi İnsan Kaynakları Direktörü Mahide Sondikme oldu. “Bizim için mindfulness (bilinçli farkındalık) çok önemli” diyen Sondikme, üniversite bünyesinde gerçekleştirdikleri uygulamaları ayrıntılı şekilde katılımcılarımıza aktardı. 

Wellbeing at Work Zirvesi’nde deneyimlerini paylaşan isimlerden biri de Deloitte Türkiye İnsan Kaynakları Müdürü Sinem Biçer Tüzer oldu. “Ben sadece ‘çalışan’ değilim” başlıklı bir konuşma yapan Tüzer, Deloitte bünyesinde, temelinde esneklik, seçenek, destek olan bir wellbeing kültürü bulunduğunu belirterek uygulamalarından örnekler aktardı. 

Zirvemiz, paylaşımların ardından Wellbeing Academy Türkiye eğitimlerinden Tülin Hançer ile Hint dansları performans gösterimi ile enerjik bir şekilde sona erdi.