Eğitim ve gelişim dünyasından 2018 manzaraları

Gerçek Önal Çavuşoğlu – TEGEP Genel Sekreteri

TEGEP (Eğitim ve Gelişim Platformu Derneği), kurumlardaki eğitim / gelişim alanı ile ilgili bazı temel göstergelerin düzenli
olarak izlenebilmesi amacıyla her yıl Kurumsal Eğitim Araştırması’nı gerçekleştiriyor.

Kurumsal öğrenme ve gelişim alanında referans noktası olma vizyonu ile 2012 yılından beri faaliyet gösteren TEGEP, bu alanda
bilgi üretmek, bunları yaymak, bu sayede kurumları geliştirmek ve onlara ilham vermek misyonu ile hareket ediyor.

TEGEP, Türkiye’de kurumsal eğitim ve gelişim alanında faaliyet gösteren tek dernek olarak, bu misyonu destekleyen ve alana değer
katan pek çok çalışma yürütüyor.

Günümüzde, kurumların tüm planlama ve yatırımlarını bilgiye dayalı olarak yapma ihtiyacı, eğitim ve gelişim alanında da sağlıklı
bir veri tabanı oluşturulmasını gerekli kılıyor.

Bu gereklilikten yola çıkarak yürütülen Kurumsal Eğitim Araştırması, sektörün ihtiyacı olan sağlıklı bir kıyaslama tabanının
oluşmasına hizmet ediyor.

Ayrıca her yıl yapılan ölçümler sonucu belirginleşen eğilimler, alanın yönetimi açısından her kuruma kendini değerlendirme ve
kıyaslama fırsatı sunuyor.

2017 verileri üzerinden 2018 yılında yapılmış olan TEGEP Kurumsal Eğitim Araştırması sonuçları geçtiğimiz günlerde paylaşıldı. Ortalama çalışan sayısı 5 bin 559 olan 109 şirketin katıldığı araştırmada, kurumsal eğitim ve gelişim ile ilgili 17 farklı alana dair sorgulama yapıldı.

Araştırma raporunda, geçen yılın Kurumsal Eğitim Araştırması verileri ve aynı dönemde daha küresel ölçekte hazırlanan ATD (Association for Talent Development) Endüstri Raporu verilerine de karşılaştırmalı olarak yer verildi.

2018 Kurumsal Eğitim Araştırması sonucu ortaya çıkan bazı dikkat çekici sonuçlar ise şöyle:

Eğitim birimleri çalışan sayılarında azalma var.

Katılımcı şirketlerden gelen yanıtlara göre, eğitim birimlerindeki ortalama çalışan sayısı bir önceki yıl 16 iken 2017’de 13’e düşmüş
gözüküyor. Kurumların tüm çalışan sayısına oranla bakıldığında ise, bir eğitim / gelişim çalışanına 428 kişi düşüyor.

Önceki yıl bu sayının 406 olduğu dikkate alındığında, 2018 yılında TEGEP araştırmasındaki şirketlerde görev yapan bir eğitim / gelişim profesyonelinin, daha çok çalışana destek verdiği, yani iş yükünün bir miktar arttığı ortaya çıkıyor.

Şirketlerin %90’ında iç eğitmenlik mekanizması hayata geçirilmiş ya da geçirilme aşamasında.

Sürdürülebilir bir eğitim yaklaşımı açısından formal şekilde yapılandırılması gereken iç eğitmenlik süreci, pek çok şirketin gündeminde. Buna göre, şirketlerin %65’inin bünyelerinde iç eğitmenlik sürecini hayata geçirdikleri, %25’inin de bu yönde çalışmalarının olduğu görülüyor. Bu şirketlerdeki ortalama iç eğitmen sayısı 104 ve şirketler iç eğitmenlik süreçlerinin başarısını 10 üzerinden 7,8 olarak değerlendiriyor.

Eğitim yatırımları daha çok işle ilgili alanlarda yapılıyor.

En çok eğitim yapılan içerik alanlarına dair verilere bakıldığında; tüm eğitimlerin yaklaşık olarak %70’inin işle ilgili alanlarda, yaklaşık
%30’unun da liderlik ve kişisel gelişim alanlarında yapıldığı görülüyor. İşle ilgili eğitimler içinde de ilk sırayı, şirketlerin ana faaliyet alanlarına yönelik olarak yaptığı eğitimler alıyor (tüm eğitimlerin %25,4’ü). 
 

Bireysel öğrenme oranı giderek artarken sınıf eğitimleri hala büyük oranda tercih ediliyor.

Formal eğitim yöntemlerinin dağılımına bakıldığında, eğitimlerin %74’ünün gerçek sınıf ortamında ve yüz yüze yapıldığı görülüyor. Bu oranda bir önceki yıla göre bir miktar azalma var.

Diğer taraftan, %22 çıkan bireysel öğrenme yöntemlerinin oranı ise her geçen yıl artıyor. Bireysel öğrenme alanı içinde; e-eğitim, mobil, kitaptan öğrenme vb. yöntemler yer alıyor. Sanal sınıf kullanım oranı ise %4 seviyesinde ve yatay olarak seyrediyor.

Kişi başı yıllık ortalama eğitim saati yatay olarak seyrediyor.

Eğitim faaliyet raporlarında en çok yer verilen ya da denetimlerde en çok bakılan göstergelerden biri olan yıllık eğitim saati, ortalama 33,5 saat ile önceki yıla yakın bir seyir izliyor. Burada ortaya çıkan süre, genellikle sınıf eğitimleri, e-eğitimler vb. gibi formal eğitimler için geçirilen süreye karşılık geliyor. İnformal ya da sosyal öğrenme için harcanan zamanlar formal eğitim sürelerine katılmıyor. 

Eğitim yatırımlarında bir miktar azalma görülüyor.

Araştırma sonuçlarına göre, gerçekleşen toplam eğitim bütçesi, ortalama olarak 2.570.000 TL olarak çıkıyor. Eğitim geliştirme, eğitim satın alma, eğitim teknoloji yatırımları, eğitim operasyonları gibi maliyetlerin toplamını ifade eden bu bulgu, tek başına bir anlam ifade etmekle birlikte, özellikle çalışan sayısına oranlandığında şirketler arası karşılaştırılabilir bir gösterge haline geliyor.

Buna göre, gerçekleşen kişi başı eğitim bütçesi ise ortalama olarak 462 TL olarak çıkıyor. Kişi başı eğitim yatırımlarında önceki yıla göre bir miktar düşüş gözleniyor (2017: 582 TL). Bu verinin global ölçekte kıyaslamasına bakıldığında ise ortalama kişi başı eğitim yatırımının 850$ seviyelerinde olduğu görülüyor.

Eğitim etkinliğinin doğru olarak ölçülebilmesi şirketlerin en çok zorlandığı konuların başında gözüküyor.

Eğitim profesyonellerinin en çok zorlandığı alan eğitim ve gelişim yatırımlarının geri dönüşünün ölçülmesi olarak gözüküyor. Bunu, yeni nesillerin beklentilerini karşılama ve gelişen teknolojilere uyum konuları takip ediyor. En güçlü olunan alan ise eğitim bütçesinin etkin bir şekilde yönetilebilmesi olarak gözüküyor. 

Eğitim ve gelişim alanında önem kazanacak konular

Eğitim profesyonelleri, deneyim ve gözlemleri doğrultusunda önümüzdeki birkaç yıl içinde eğitim ve gelişim alanında aşağıdaki konuların önem kazanacağını düşünüyor:

• Teknoloji tabanlı eğitimler

• Deneyime dayalı programlar

• Yeni yetkinlik alanları

• Mikro öğrenme ve bireyselleştirme

• Değeri gösterme

Eğitim biriminin kurum içindeki itibarını yükseltme

Eğitim profesyonelleri, eğitim ve gelişim birimlerinin kurum içindeki gücünü ve itibarını artırmak için aşağıdaki konuları önemli görüyor ve üzerinde duruyor:

• Stratejik duruş

• Eğitimlerin yarattığı değeri gösterebilme

• İş birimleri ile daha yakın iş birliği

• Eğitim/gelişim birimi çalışanlarının yetkinliğini artırma

• Çalışanlardaki eğitim/gelişim algısının güçlendirilmesi

• Yaratıcı uygulamalar

Eğitim/gelişim profesyonellerinin öncelikli olarak geliştirmesi gereken yetkinlikler

Eğitim profesyonelleri, bu alanda çalışan meslektaşlarının en öncelikli gelişim alanlarını aşağıdaki şekilde görüyor:

• Küresel trendler ile ilgili bilgi

• Stratejik bakış ve iş bilgisi

• İhtiyaç analizi ve ölçme değerlendirme

• Teknoloji kullanımı

• Program tasarımı

• Yenilikçilik

Gelecek için gelişim

Endüstri 4.0 ve dijitalleşme gibi dönüşüm süreçleri hem meslekleri yeniden şekillendiriyor hem de yepyeni bilgi ve beceri setlerini zorunlu kılıyor. Çalışanlar bu yeni dünyaya ne oranda hazır? Nasıl hazırlanmak gerekiyor? Ya da gerçekten ek bir hazırlık gerekiyor mu? Bunlara ilişkin değerlendirmeler ise şöyle:

• Bu alandaki gelişim ihtiyacı net gözüküyor, mutlaka bir şeyler yapmalı.

• Bazı şirketler harekete geçmiş, özel birimler oluşturmuş, eğitimlere başlamış.

• Bazı şirketler önemli görüyor ama harekete geçilmemiş.

• Ama genel olarak, hangi alanda ve nasıl gelişmek gerektiğine dair belirsizlik çok.

En heyecan verici gelişmeler

Öğrenme ve gelişim alanını etkileyebilecek teknolojik gelişmelere bakıldığında, en çok heyecan duyulan gelişmeler ise şunlar:

• Bireyselleştirilmiş öğrenme olanakları

• Büyük veri ve veri analitiği

• Yapay zekâ

• Sanal ve artırılmış gerçeklik

• Nesnelerin interneti

Kurumsal eğitim araştırmasının detay raporunda, bu yazıda yer verilenlerle beraber farklı birçok göstergeye ilişkin bulgulara yer veriliyor. Bunlar tek başına anlamlı sonuçlar içermekle birlikte, özellikle bazı göstergeler, çalışan sayısı ya da finansal rakamlar gibi diğer kurumsal göstergelerle oranlandığında daha da anlamlı hale geliyor. Bu açıdan araştırma, eğitim ve gelişim alanındaki uygulamaların değerlendirilmesi için önemli bir izleme ve kıyaslama zemini sağlıyor.

Tam da bu sebeplerle, tüm kurumları bu araştırmaya katılmaya davet ediyoruz. TEGEP, 2019 araştırmasına Mart ayında başlanıyor ve 2019 yılının ilk yarısında araştırmanın tamamlanması hedefleniyor.

Not: Araştırmanın özet raporuna TEGEP’in web sayfasından (www.tegep.org) ulaşılabilir.