Editörden

Öncelikle 2019’un sizlere ve tüm sevdiklerinize sağlık, mutluluk ve huzur getirmesini diliyorum. Yüreğinizde umudun, dilinizden şarkıların, gözünüzden sevincin eksik olmadığı, her anını dolu dolu yaşayacağınız bir yıl olsun! 

Her yeni yıl ile birlikte İK profesyonelleri de şirketi ve çalışanları bir adım öteye taşımak için yeni hedefler, projeler ve süreçleri hayata geçirmek için binbir emekle didiniyor. Kimi zaman yönetime kimi zaman çalışanlara rağmen yeni kararlar alınıyor. İK’nın bu kadar uğraşa rağmen her iki tarafı da aynı anda memnun ettiği zamanlar ender olabiliyor…
Tabiri caizse ne İsa’ya ne Musa’ya yaranamayan bir halet-i ruhiyenin beden bulmuş hali gibi İK…

Özellikle çalışanların İK’yı kraldan çok kralcı gören algısı İK’yı en çok zorlayan konu gibi duruyor. İK gerçekten de kraldan çok kralcı bir yaklaşım mı sergiliyor yoksa çalışanlar haksız bir eleştiride mi bulunuyor? Aslında bazen şirketlerin var olan sistemleri İK’yı kralcı olmaya zorluyor. Bu algıyı yıkacak kişi, İK çalışanları değil, İK liderleridir. 

İK yöneticilerinin belli bir entelektüel şevke sahip olarak; destekledikleri lidere veya çalışanlara gerçeğin tarafsızca ne olduğunu rahatça söyleyebilmesi gerekir. Bu, İK yöneticilerinin üstlenmesi gereken en önemli rollerden biri... İK liderlerinin bunu yapabilmesi için de hem tepeye hem çalışanlara karşı kendi kurallarını oluşturması ve onları düzenli olarak yeniden kurgulaması gerekmiyor mu sizce? 

İK liderlerinin daha ilk başlarda, tepe yönetime ve iş arkadaşlarına kendilerinin duymak isteyeceklerini değil, söylemesi gerekenleri söyleyeceğini belirtmesi şart diye düşünüyorum. Kimi zaman başkalarının gücü ve fikirlerinin baskısı karşısında o kadar sineriz ki kendi hislerimizin bize söylediklerini göz ardı etmeye başlarız. 

David Ulrich’in dediği gibi; eğer siz bir İK lideriyseniz, sadece departmanınızdakilerin değil tüm çalışanların sizin astlarınız olduğunu unutmamanız gerekir. Ve astlarınızın kariyerlerine de kendinizinki kadar bağlı olmalısınız. Eğer bir lider, astının liderin başarısına ve liderin organizasyonuna bağlı kalmasını istiyorsa, bu durumda liderin de astına bağlı olması gerekir. Sadakat istiyorsanız, sadık olmalısınız. Bu kişisel bağlılık birçok küçük yolla gösterilebilir; söz verdiğiniz zaman geri bildirimde bulunmak, performans değerlendirmelerin zamanında yapıldığından emin olmak, maaş artışlarının olması gerektiği dönemde yapılması için tepe yönetimi zorlamak gibi… Ve tabii ki, tüm bunların sadece İK’nın görevi olmadığı konusunda tepe yönetimi ikna etmek...

Tekrar herkese mutlu yıllar, 

 

Gülcan Çağlar Çalışkan
Genel Yayın Yönetmeni