Ekonomik Daralma Dönemlerinde Uzaktan Çalışma

Şimdi küçük bir hayal kuralım: Bir profesyonelsiniz ve ofis dışında çalışıyorsunuz. Sabah uyandığınızda hemen yanı başınızdaki eşofmanlarınızı giyerek en rahat koltuğa geçiyor ve dizüstü bilgisayarınızı kucağınıza alarak işe başlıyorsunuz. Bu arada kahveniz de hemen koltuğun yanındaki sehpanın üzerinde sizi bekliyor. İş listesine hızlıca göz atarak çalışmaya başlıyorsunuz. Televizyonunuzda ekonomi haberleri, kulağınızda klasik müzik... İlk öncelikle kabarık iş listesini elinize alıp acil ve önemli işleri belirleyip diğer işleri sıraya koyuyorsunuz. Böylece monoton ve zorunluluk ile başlayan verimsiz 8 saatlik mesai yerine trafik veya toplu taşıma stresinin etkisini görmeyeceğiniz ve daha verimli 5-6 saatlik bir çalışma ortamında güne başlamak....

L. Cihan Gülmez
Endüstriyel İlişkiler ve Mevzuat Müdürü
Çalık Holding 

Son otuz yılda meydana gelen ekonomik ve teknolojik gelişmelerin etkisiyle yeni istihdam şekilleri de ortaya çıkmıştır. Bunların en bilinenleri; ödünç iş ilişkisi, kısmi süreli çalışma, belirli süreli çalışma, esnek çalışma, evde çalışma ve tele çalışma1 olarak sayılabilir.2

Yeni istihdam şekillerinin ortak özelliği, İş Hukuku’nun üzerinden şekillenen ve bu nedenle de klasik istihdam olarak da nitelendirebileceğimiz istihdam modelinin öngördüğü, belirsiz süreli iş sözleşmesi temelinde, tam gün süre ile çalışarak işyeri ve işçi topluluğuyla bütünleşme esasının dışına çıkmalarıdır.3

İşletmeler ve organizasyonlar da küresel rekabette avantaj sağlayabilmek için, bu yeni ve esnek çalışma modellerine daha fazla ilgi göstermeye başladılar. Bu bağlamda, çalışana; zamandan ve mekândan bağımsız çalışma olanağı sunan uzaktan çalışma, dünyadaki birçok şirket tarafından uygulanmaya başlandı.

4857 sayılı İş Kanunu’nun "Çağrı üzerine çalışma ve uzaktan çalışma" başlıklı 14’ncü maddesi tam da bu çerçevede düzenlenmiştir. Gelinen noktada ekonomik anlamda tasarruf politikalarının yoğunlaştığı son günlerde belki de işletmelerin başvuracağı İnsan Kaynakları enstrümanlarından biri de bu olmalıdır.

İş Kanunu

İş mevzuatının, değişen ekonomik koşulları takip eden dinamik bir yapıya kavuşturulması amacıyla evden çalışma ve tele çalışma biçimleri uzaktan çalışma adı altında birleştirilerek 4857 sayılı Kanun’un "Çağrı üzerine çalışma ve uzaktan çalışma" başlıklı 14’ncü maddesi değiştirilmiştir.

Değişiklik yapılan madde metnine göre, uzaktan çalışma, işçinin mal ve hizmet üretmek amacıyla işyeri dışında, işverenin gözetiminden uzak bir mekânda iş edimini sunduğu ve bunun karşılığında işverenden ücret aldığı bir iş ilişkisidir. Uzaktan çalışma iş ilişkisinde; iş görme, ücret ve bağımlılık unsurları varlığını sürdürmektedir. Yazılı olarak yapılacak uzaktan çalışma iş sözleşmesinde; işverenden aldığı hizmet üretimine ilişkin işi, işyerinin dışında evinde ya da ofisinde veya başka bir mekânda ifa edecek olan işçinin yapacağı işin tanımı, yapılma şekli, işin süresi ve yeri, ücret ve ücretin ödenmesine ilişkin hususlar, işveren tarafından sağlanan ekipmanmve bunların korunmasına ilişkin yükümlülükler, işverenin işçiyle iletişim kurması ile genel ve özel çalışma şartlarına ilişkin hükümlerin yer alması amaçlanmıştır.

Uzaktan çalışan işçiler, işten ayrılmayı haklı kılan bir neden olmadıkça, salt iş sözleşmesinin niteliğinden ötürü emsal işçiye göre farklı işleme tabi tutulamayacaktır. İşverenler, iş sağlığı ve güvenliği önlemleri hususunda işçileri bilgilendirmek, gerekli eğitimleri vermek, sağlık gözetimini sağlamak ve sağladığı ekipmanla ilgili gerekli iş güvenliği tedbirlerini almakla yükümlüdür.

Uzaktan çalışma serüveni

Mevzuatta yer alan düzenleme ve literatür dikkate alındığında bir kişi, işini kendi evinde ya da bir başkasının evinde gerçekleştirebilir. Bu anlamda, uzaktan çalışma denince, akla önce, kişinin çalışmasını kendi evinde gerçekleştirmesi gelmektedir. Ancak, evde çalışma, kendi içinde de pek çok çalışma şeklini barındıran bir çalışma şeklidir.4 Uzaktan çalışma kavramı geniş anlamda yorumlandığında, kendi evinde çalışma; ailesindeki bakıma muhtaç kişiye bakma şeklinde gerçekleşebileceği gibi bir işverenin bazı işlerini parça başı evinde yapmak şeklinde gerçekleşebilir.

Hatta uzaktan çalışma, bir başkasının evinde çalışarak da gerçekleştirilebilir. Bir başkasının evinde çalışma denilince; temizlik, yemek yapma ile çocuk ve yaşlı bakımı gibi sürekli işleri de içerebilir. Ancak bu makalede söz konusu çalışma türleri incelenmemiştir. Bu makalede incelenen kavram, eve iş verme sistemi içinde, dışarıdaki bir işverenden sipariş alma ve bu şekilde çalışmadır.

Bu yönüyle, geçmişi oldukça eskilere dayanmakla birlikte uzaktan çalışma, İş Hukuku’nun üzerine yaslandığı fabrika modeli çerçevesinde gelişen istihdam şeklinin önemli bir özelliği olan, işin işverene ait olan işyerinde (fabrika, ofis vs) yapılması esasından ayrılan bir çalışma şeklidir. Gerçekten, klasik istihdam modeli olarak da adlandırabileceğimiz çalışma şeklinde; çalışma, bazı istisnalar dışında normal olarak, işverene ait olan işyerinde yapılır.

İşte klasik istihdam tarzına uymayan çalışma şekillerinden birini de, “ev çalışması”, “evde çalışma”, “eve iş verme sistemi” veya “evde üretim” olarak adlandırılan5 çalışma şekli oluşturur.

Makalede üzerinde durulan uzaktan çalışma şeklinde; işçi bir işyerinde veya fabrikada değil, bunların dışında ve genellikle de kendi evlerinde üretim yapmakta ya da iş görmektedir.6

Uzaktan çalışmanın ortaya çıkışının aslında çok eskilere dayandığı ve hatta sanayi devriminden önce bile evde çalışmanın var olduğunu belirtebiliriz. Bugünkü anlamda uzaktan çalışma; sanayi devrimiyle ortaya çıkmıştır. Diğer bir deyişle, uzaktan çalışma için günümüzde gittikçe yaygınlaşmakla birlikte, yeni çalışma türlerinden değil, eskiden beri uygulanan geleneksel bir çalışma şeklidir, denilebilir.7

18. yüzyılda yaşanan sanayi devrimiyle birlikte ortaya çıkan evde çalışma, bugün özellikle gelişmekte olan ülkelerde yayılmaktadır. Dokuma endüstrisi, terzilik, paketleme, sarma, kutulama, el işi, oyuncak üretimi gibi alanlarda yaygın olarak görülen çalışma şekli evde çalışma olarak ifade edilirken, tele çalışma ise bilgi ve iletişim teknolojilerinin kullanılmasına dayalı yüksek nitelikler gerektiren işler söz konusudur.

Diğer yandan, tele çalışmanın en önemli özelliğini, bu çalışma şeklinin evde de yapılmakla birlikte, iletişim teknolojileri aracılığıyla yapılması oluşturur. Çoğunlukla şirketle işçi arasında bir “online” hat bağlantısı mevcuttur.8 Bu şekilde, iş sonuçları sürekli bağlantı içinde geliştirilmekte ve gönderilmektedir.

Uzaktan çalışmanın avantajları ve dezavantajları 

Uzaktan çalışmanın en büyük avantajlarından biri, çalışmak için belirli bir yerde olma veya fiziksel bir ofise gidip gelme zorunluluğunun olmamasıdır. Diğer bir deyişle mekândan bağımsız çalışmaktır. Özellikle ofis işlerini yapanlar bilgisayarın ve internetin olduğu her yerde çalışabilir. Bu bazen deniz kenarında yazlık olabileceği gibi, bazen de kahve içilen bir kafe olabilecektir. Hatta çalışarak dünyayı gezmek bile düşünülebilir. 

Çalışma saatlerini büyük oranda çalışan belirleyeceği için özel işlere zaman ayırmak konusunda planlama sıkıntısı da yaşanmamış olacaktır. Bankalarda, devlet kurumlarında işler yeri geliyor daha uzun zaman alabiliyor. Böylece bu işlemleri ertelemeyip gerekirse akşam saatlerinde işlerin bitirilmesi hedeflenebilecektir. 

Evden işe gelirken yolda kaybedilen bir zaman olmayacağı için bu zaman dinlenerek veya aileye ayrılarak geçirebilecektir. Hele ki İstanbul’da yaşıyorsanız bu size neredeyse 2 ila 3 saat tasarruf sağlayacaktır. Ayrıca trafikte geçireceğiniz huzursuzluktan da uzak kalacağınız gibi strese de daha az maruz kalınacaktır. 

Uzaktan çalışmanın en önemli avantajlarından biri uzaktan çalışmanın hem çalışan hem de şirket için daha ucuz olmasıdır. Böylece şirketler dünyanın her yerinden insanları ekiplerine dâhil edebileceklerdir. Proje bazlı çalışmalarda özellikle personel maliyeti düşmüş olacaktır. Ofis kirası, çalışanın yol masrafı, işyerinde kullandığı enerji masrafı vb. giderlerde ortadan kalkacaktır. 

Uzaktan çalışmak dünyanın herhangi bir yerindeki şirket için olabileceği için çalışana, Türk iş dünyası dışında alternatif iş imkânları doğacaktır. Hatta bazı şirketler internet faturasını, spor salonu ücretini, monitör, bilgisayar, çalışma sandalyesi gibi ihtiyaçlarını dahi karşıladığını da hatırlatmakta fayda var. (Örneğin; GitLab, DigitalOcean, Toptal). 

Bu avantajların dışında uzaktan çalışmaya ilk başlandığında hem işveren hem de çalışan uyum sağlamak konusunda zorlanabildiğinden alışmak biraz zaman alabiliyor. Ofis çalışmasında sabah ve akşam mesai saatleriniz çok net belirlenmiş olduğundan işveren beklentilerini bu aralıkta talep etmektedir. Fakat uzaktan çalışma da mesai saatleri değişiklik gösterebilecektir. Ayrıca gün boyu bilgisayarın başında geçirilip sanki hiçbir şey yapılmamış hissiyle masadan kalkıldığı bile olabilecektir. 

Uzaktan çalışmanın en zor ve en handikaplı taraflarından bir diğeri de iş ve hayat dengesini sağlayamamaktır. Özellikle kod yazan yazılımcılar aşk derecesinde kod yazma tutkunu olabildiklerinden kendilerine ‘bir dur’ demeden saatlerce ekran karşısında kalabileceklerdir. Ofis ortamı sosyalleşme açısından da bir şeyler kattığı için bilgisayarı ile aşk yaşayanlar dahi yemek, çay, sigara gibi etkinlikler sayesinde az da olsa kendilerine ‘bir dur’ diyebiliyorlar. Ancak uzaktan çalışırken çalışma saatlerinde abartıya kaçılması verimin düşmesine, hata yapma yüzdesinin artmasına da neden olabilecektir. 

Uzaktan çalışmanın bir diğer dezavantajı; uzun saat farklılıkları olan iki yer arasındaki çalışma sırasında bir çalışanın mesaisi biterken diğer çalışanın mesaisinin başlamış olacağı ihtimalidir. Örneğin; İstanbul’da saat 17:30 olduğu zaman, diğer bir deyişle mesainin bitmesi gerektiği saatte, Los Angeles’da saat sabah 06:30 oluyor ve gün daha yeni başlıyor. 

Bu aşılamayacak bir sorun değil fakat bunun için şirketlerin asenkron iletişim modellerini tercih etmelerine bir engel bulunmaması gerekiyor. Şirketlerin istedikleri her an çalışana ulaşamayacaklarını biliyor olmaları gerekiyor. Eğer uzaktan çalışılan şirket bu kültürden uzaksa, kolayca o şirketin uzaktan çalışmaya uygun olmadığını söyleyebilirim. 

Uzaktan çalışan birçok kişide görülen bir diğer sendrom ise sosyalleşme konusundaki eksikliktir. Aslında sürekli evden çalışarak 3-4 gün dışarı çıkmamak uzaktan çalışmak değildir. Diğer bir deyişle istendiği yerde çalışma rahatlığı avantajını kullanmak gerekecektir. Çalışmaya mola verildiği anlarda, kahve ve çayı paylaşacak iş arkadaşları bulunabiliyorsa asosyalliğin önüne geçilmiş olacaktır. 

Bu sıkıntıları çözmenin diğer bir yolu ise “birlikte çalışma alanlarını (co-working spaces)” tercih etmek veya uzun süre çalışabilme ortamı sunan kafeleri denemektir. Evden çalışma fiziki aktivite eksikliğine de yol açabilir. Sürekli bilgisayar karşısında ve masa başında zaman geçirmek, gün içinde atılan adım sayısında ve yakılan kaloride düşüş orta vadede karpal tünel, bel ağrısı, boyun ağrısı gibi meslek hastalıklarına yol açabilir. Tam da bu noktada uzaktan çalışmadaki esneklikten faydalanarak spor salonuna gidilebilir ya da en basit haliyle evde kısa süreli egzersizler yapılabilir. 

Aslında başta söyleyeceğimiz bir hususu burada belirtmeden geçmemek gerekiyor. Uzaktan çalışmayı sürdürebilmek için evde çalışabilecek bir ortam hazırlanmalıdır. Örneğin güzel tasarlanmış bir çalışma odası, bilgisayar, monitör, hızlı internet ve kulaklık bu ortam için olmazsa olmazlardandır. Aynı zamanda aile bireylerinin de rahatsız etmemek ve çalışma ortamını bozmamak konularında destek olması gerekmektedir. 

Şirketler uzaktan çalışmayı tercih eden çalışanları ile iş sağlığı ve güvenliği hususunda cezai yükümlülük altına girmemek, olası iş kazası ve meslek hastalığı maliyetleri ile karşılaşmamak için hizmet sözleşmeleri yaparak anlaşabilirler. Burada uzaktan çalışmayı yapacak kişilerin adi şirket, şahıs şirketi, limited şirketler, anonim şirket gibi şirketler kurması istenebilir. 

Böylece şirketler bu kişilerle hizmet karşılığında anlaşır ve uzaktan çalışan SGK ve vergi yükümlülüklerini kendisi ödemek zorunda kalacaktır. Tabi böyle olunca haliyle uzaktan çalışan SGK’nın 4/a ve 4/b seçeneklerinden birini tercih ettikten sonra sağladığı tasarrufla özel sağlık sigortası avantajını da kullanabilecektir. 

Son olarak şunu da belirtmek lazım: Uzaktan çalışma da çalışanın iş yaptığının takip edilmesi konusunda dijitalleşen iş dünyasının imkanlarını kullanarak performans takibi yapmak gerekeceğidir. 

Bu noktada devreye verilen işlerin termin süresinde yetiştirilmesi, bağlantı noktaları ve bağlantı zamanlarının canlı kontrolü, çevrimiçi olunan süreler, işlerin kalitesinin değerlendirilmesi gibi hususlar uzaktan çalışanların performans takibinde ilk akla gelen noktalardır. 

Hatta bir adım öteye geçip şu da yapılabilir: Uzaktan çalışma yapan çalışanın bilgisayarına yüklenecek bir uygulama ile ekran görüntüleri belli periyotlar ile alınabilir. Tabi ki çalışan kişi bir başka telefon, tablet ya da laptopta iş dışı işlemlerini gerçekleştirebilir. En azından anlık ekran görüntülerinde ekranın uzunca süre hareketsiz kalması, işlem yapılmaması gibi durumlarda işverene bilgi veren bir teknoloji kullanılarak mümkün olduğu kadar çalışan takip edilmeye çalışılabilir. 

Ancak çalışanın sürekli ekran başında olmasını beklenmemelidir. Belki çalışanı dürüst olamaya yönlendirecek masa başında değilim mesajını verecek yazılımlar ile çalışanın gün içerisinde lavaboya gitmesine, çay-kahve molası yapmasına, belki basit ofis egzersizleri yapmasına da müsaade etmek gerekecektir. 

Tasarrufa bakan yönleri 

Uzaktan çalışma ile öncelikle işyerinde kullanılan enerji ve sarf malzeme giderlerinde (kâğıt, su, çay, kahve gibi) ciddşekilde tasarruf sağlanacaktır. Özellikle ofislerde yazıcıların ve aydınlatmanın çok yoğun bir şekilde kullanıldığı düşünülürse bu sayede sabit giderlere ayrılan maliyet düşecektir. 

Masa, sandalye, yardım masası, telefon gibi ofis için olmazsa olmaz araç gereçler ortak salon, ortak masa anlayışı ile daha az sayıda alınarak bütçeye artı bir kalem olarak yansıyacaktır. Hatta büyük ofislerden daha küçük ofislere geçilerek kira giderlerinden de ayrıca tasarruf sağlanacaktır. Bunun yanında şirket servis veya araç sağlıyorsa bunlardan vazgeçileceği için söz konusu giderler oluşmayacaktır. 

Özelikle iş sağlığı ve güvenliği konusunda ofiste ve varsa şirket aracında ya da serviste geçen zaman içerisinde olası kazalar işverenler için ciddi tazminat riskleri barındırırken, hizmet sözleşmesi ile proje veya iş kapsamında yapılan sözleşmeler ile tamamen karşı tarafa bırakılmış olacaktır. Şirketler için Sosyal Güvenlik Kurumu’na ödemelerin yapılmaması ya da vergi dairesine zamanında vergi ödenmemesi gibi durumlarla karşı karşıya kalıp idari para cezasına muhatap olunması gibi bir endişe ortadan kalkacaktır. 

Muhasebe, hukuk, bordro, kariyer, kurumsal iletişim, Bilgi Teknolojileri gibi bölümlerde sürekli istihdam yerine proje ve ihtiyaç odaklı iş talepleri oluşturulacak, böylece maaş, yan haklar, Devlete yapılan ödemelerden ciddi tasarruflar sağlanacaktır. İşyerleri sadece iş alanlarına odaklanmış olacaklardır. 

Belki de bunların tamamını kapsayacak bir şekilde son olarak şunu söyleyebiliriz: Her şeyin dijitalleştiği ve hızlandığı, çevik olmanın çok fazla önem kazandığı günümüzde esnek bir modele geçilerek bu değişime ayak uydurulmuş olacak ve gelecekte iş dünyasında var olma savaşında önde kalınacaktır. 

Dipnotlar:

1 Evde çalışma ve tele çalışma kavramları birlikte izah edilirken bu makalede ‘Uzaktan Çalışma’ olarak ifade edilecektir.
2 Demircioğlu, M./Engin, M.: Dünyada ve Türkiye’de Esnek Çalışma, İstanbul 2002, s.18.

3 Kandemir, Murat: Evde Çalışma Ve 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun Evde Hizmet Sözleşmesi- ne İlişkin Hükümleri, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası, Cilt 72, Sayı 2, Sayfa 143.
4 Karadeniz, Oğuz: “Türkiye’de Atipik Çalışan Kadınlar ve Yaygın Sosyal Güvencesizlik”, Çalışma ve Toplum Dergisi, 2011/2, s.105-106.

5 Eyrenci, Ö./Bakırcı, K.: Dünya’da ve Türkiye’de Evde Çalışma ve Eve İş Verme, İstanbul 2000. s.24; Özdemir, Burhan: “Ev Çalışması”, Kamu-İş, İş Hukuku ve İktisat Dergisi, C.4, S.2, Haziran 1999, s.127.
6 Blomeyer, W.(Çev.T.Centel):“Almanya’da İstihdam İlişkilerinin Esnekleştirilmesi Yönünde Deneme- ler”, Çalışma Hayatında Esneklik, Yaşar Eğitim
ve Kültür Vakfınca Düzenlenen Çeşme Seminer Yayını, İzmir 1994, s.206.

7 Kandemir, Murat: a.g.e., Sayfa 145.8 Blomeyer, a.g.e., s.206.