“Farkı, tüm yeteneklerimizin profiline hakim olmamızla yaratıyoruz”

Bundan tam 350 yıl önce, küçük bir eczanede atıldı dünyanın en eski ilaç ve kimya şirketi Merck’in temelleri... 1668 yılında kurulup bugünlere ulaşan şirket şimdi 66 ülkede 50 bin çalışan ile faaliyetlerini sürdürüyor. Bu ülkelerden biri de Türkiye... Dünyada 350’nci yılını kutlayan şirketin, Türkiye’deki faaliyetlerine başlamasının 20’nci yılı 2018.... Ülkemizdeki İK operasyonlarının direksiyonunda oturan Gaye Mescioğlu ise göreve başlamasının 10’uncu yılını kutluyor.

Türkiye’deki güçlü İK uygulamaları ile 2 yıldır Top Employer Ödülü almanın mutluluğunu yaşadıklarını söyleyen Mescioğlu, şirketin son yıllarda yönünü tamamen inovasyon ve bilimsel merak konusuna çevirdiğini vurgulayarak Merck’i bu konuda geleceğe taşıyacak yeteneklerin yönetimini odağa aldıklarını dile getiriyor. Mescioğlu ile son yıllarda şirket bünyesinde yaşanan değişimi ve gelecek hedeflerini konuştuk.

Sohbetimize Merck’i sizin sözlerinizle dinleyerek başlayalım.

Merck, globalde 350 yıllık geçmişi olan bir bilim ve teknoloji şirketi... Sağlık Hizmetleri, Yaşam Bilimleri ve Performans Materyalleri olmak üzere 3 alanda faaliyet gösteriyoruz.

Türkiye organizasyonumuzun tarihçesi ise 1998’e dayanıyor. O dönemde sağlık hizmetleri misyonuyla faaliyetlerini sürdüren şirketimiz, 2006’da Serono ve Merck birleşmesini yaşadı; 2009’da da Yaşam Bilimleri birimi kuruldu. Şu anda Türkiye’de Sağlık Hizmetleri ve Yaşam Bilimleri olarak 2 birimle faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Toplamda 220 çalışanımız var.

2018, Merck dünyası için önemli bir yıl. Dünyada 350’nci, Türkiye’de ise 20’nci kuruluş yıldönümümüzü kutluyoruz. Öte yandan, son 3 yıldır da yönümüzü tamamen inovasyon ve bilim- sel merak konusuna çevirdik. Almanya’da, tüm yenilikçi fikirlere, Ted konuşmacılarına ev sahipliği yapacak, son derece fütüristbir anlayışla tasarlanan bir platform olan İnovasyon Merkezi’miz açıldı. Burası gerek Merck çalışanlarına gerekse Almanya’daki ve tüm dünyadaki bilim çevrelerine; kısacası katılmak, faydalanmak isteyenlere açık olan vizyoner, fütürist ve ilham verici konuşmalar ve farklı bir ortam sunuyor.

Kısacası son dönemde ciddi bir değişim sürecinden geçiyoruz. Bu değişim logomuzun renklerinden, şirket içindeki çalışma şeklimize, kullandığımız dilden şirket kültürümüze kadar pek çok konuya yansıdı.

Gelelim İnsan Kaynakları yapılanmanıza....

Merck’in global stratejisi, “insan”, “performans” ve “teknoloji” kavramlarına odaklanmış durumda. Bu üç konu içindeki insan faktörü de bizim odağımızı oluşturuyor.

İnsan Kaynakları olarak Türkiye’de faa- liyet gösterdiğimiz iki birim için 4 kişilik bir ekiple hizmet veriyoruz. Global bir İK yapılanmamız var. Ben yurtdışına raporluyorum, Genel Müdürümüze fonksiyonel olarak bağlıyım. İK yapımız, 3 ana birimde faaliyet gösteriyor: Bunlardan ilki Uzmanlık Alanları.. .Ücret ve Ödüllendirme, İşe Alım, Yetenek ve Gelişim Yönetimi gibi süreçleri yöneten ve sistemleri kuran CoE (Center of Expertise) dediğimiz yapı.

Buna ek olarak İK İş Ortaklığı yapımız mevcut. Bu, HRBP dediğimiz, tüm bu İK sistem, süreç ve uygulamalarını hayata geçiren birimimiz. Öte yandan İK’nın özlük, bordro gibi operasyonel süreçlerinin yönetildiği İK Hizmetleri birimimiz var. Aslında globalde İK Hizmetleri de ayrı bir birim ancak bizim bölgemiz olan MEA’da (Ortadoğu, Afrika) ayrı bir İK Hizmet birimi bulunmuyor dolayısıyla Ülke İK Direktörü olarak Türkiye’deki tüm HRBP süreçlerini yönetiyorum. Ayrıca CoE’lerle çok yakın çalışıyor, bölgesel ve fonksiyonel HRBP’lerle işbirliği yapıyoruz. Bunlara ek olarak Türkiye İnsan Kaynakları Hizmet Birimi’nin de başındayım.

Türkiye’de ürettiğimiz hizmetler ve güçlü İnsan Kaynakları uygulamaları ile 2 yıldır Top Employer Ödülü almanın mutluluğunu yaşıyoruz ekip olarak.

Temel odak alanlarınız neler?

Odaklandığımız 3 temel kavram var: Birincisi bağlı ve yetkin çalışanlar, ikincisi

yetkilendirilmiş ve sorumluluk alabilen liderler, üçüncüsü de yetkin yetenekler... Bu cepheden baktığımızda, bizim en çok odaklandığımız konuların başında yetenek yönetimi geliyor. Biz Merck olarak her çalışanımızı bir yetenek olarak görüyoruz.

Buradaki en büyük farkı da tüm çalı- şanlarımız ile çok yakın ilişki kurarak yaratıyoruz. Ben de ekibim de Merck Türkiye bünyesindeki tüm yeteneklerimizin profillerine gerçekten hakimiz. Potansiyel çalışan ve yöneticilere koçluk, mentorluk yapıyor, liderlerimize de danışmanlık veriyoruz; çalışanlarımızın gelişim alanlarını çok yakından takip ediyoruz. Durum böyle olunca, önümüze herhangi bir kariyer fırsatı geldiğinde bu pozisyonu kiminle doldurabileceğimiz konusunda net bir fikrimiz oluyor. Bu nedenle çok hızlı aksiyon alabiliyoruz.

Yeteneklerin gelişimi konusunda geçen yıl 20’nin üzerinde eğitim programı gerçekleştirdik. Öte yandan gelişim planları da bizim için kritiktir; bu planın her sene performans süreçleri ile birlikte gözden geçirilmesini bekler ve takibini yaparız.

Bunun yanı sıra yönetim kurulundaki her bir yöneticimizle yılda 2 kez İK stratejisi toplantısı yapar, ihtiyaçlarını dinleriz. Ayrıca her yıl düzenlediğimiz Yetenek Konferansı'nda kişi bazında tüm çalışanlarımızı değerlendirir, yedeklemeler üzerinde fikir alışverişinde bulunur, her bireyin gelişim planı üzerinden geçerek, kariyer olanaklarının ve çalışanlarımıza yapacağımız yatırımın detaylarını konuşarak, yeteneklerimizi Merck Bölgesel ve Global İnsan Kaynakları ve Bölge Başkanıyla da paylaşırız. Ekibi çok iyi tanıdığımız için ihtiyaçlara yönelik çözüm önerileri sunmak konusunda hızlıyızdır.

Çalışan gelişimi konusunda neler yapıyorsunuz?

Bir kısmı globalden gelen çok güçlü eğitim ve gelişim programlarımız var. Yeni neslin çeşitlilik beklentisini karşılamak amacıyla kariyerlerinde rotasyon sağlıyoruz. Örneğin son dönemde kısa süreli görevlendirme süreçlerini hayata geçirdik. Bu süreçte farmakoloji alanında çalışan bir arkadaşımızı farklı bir alanda Afrika’da görevlendirdik. Geçen yıldan bu yana bu şekilde görevlendirdiğimiz 6 arkadaşımız Polonya, İsviçre, Almanya gibi lokasyonlara gitti.

Bunun yanında yurtdışı kariyer olanaklarımız da çok fazla. Bu da yetenekleri çekmek ve tutmak konusunda elimizi çok güçlendiriyor. Geçen yıldan bu yana 10 arkadaşımız yurtdışı görevlere gitti. Yönetim kurulumuzda da bir değişim yaşadık çünkü başarılı direktör arkadaşlarımız yurtdışına atandı. Medikal Direktörü’müz Singapur’a gitti, onkolojiden sorumlu İş Birimi Direktörü’müz Polonya’nın Genel Müdürü olarak atandı.

Peki ya liderlerin gelişimi?

İçeriden atamaya çok değer veriyoruz; atamalarımızın yüzde 80’i içeriden gerçekleşiyor. Bu sene yönetim kurulumuzda 4 yeni atamamız gerçekleşti, bunlardan sadece biri şirket dışından alındı. Kısacası önceliğimiz her zaman içimizdeki yete- nekleri değerlendirmek...

Kişiler pozisyonlarına atandıkları anda oryantasyon programları hazırdır. Bu programda kişinin alması gereken teknik eğitimlerin yanında yetkinlik eğitimleri de sunulur. Globalde liderlere yönelik güçlü araçlarımızın olması en büyük avantajımız. Temel ve ileri yönetim becerileri, mini MBA gibi yurtdışında, bölgesel platformda organize edilen eğitimlerimiz var.

İstanbul’da Koç Üniversitesi işbirliği ile gerçekleşen bir mini MBA programı da mevcut. Buraya Dubai ya da Almanya’dan da yöneticiler katılıyor.

Öte yandan Türkiye’deki liderlerimizin katıldığı global programlarımız da oluyor. Almanya’da açılan Management Foundation Programme’da birçok ülkeden yeteneğimiz bir araya geliyor. Bütün bunlara ek olarak executice coaching ve mentorluk desteği de sunuyoruz liderlerimize...

Merck Türkiye’nin, bağlı bulunduğu bölgenin en büyük ve önemli ülkesi olduğunu biliyoruz. İK alanında buradan çıkan iyi uygulamalar oluyor mu?

Pazarı çok yakından takip etmemiz, öte yandan Genel Müdürümüzün de insan yönetimi konusunda her zaman yanımızda olması, Türkiye’de pek çok yeniliği hızla hayata geçirebilmemizi sağlıyor.

Biliyorsunuz dijitalleşme son dönemde çok gündemde. Geçen yıldan beri bu konuda çok ciddi çalışmalarımız var. Bölgede iyi uygulama haline gelebilecek bir çalışmaya imza attık: Yeni nesil çalışan oranının yüksek ve mobil çalışan arkadaşlarımızın yoğun olduğu bir organizasyon olduğumuz için birçok hizmetin tek platformdan dijital olarak sunulabileceği Stage adlı bir platform oluşturduk. Bu platform pek çok operasyonel konudaki yükü üzerimizden alırken, çalışanlarımız için de çok hızlı bir sisteme dönüştü. Örneğin yurtdışına gitmek için vize evraklarına ihtiyaç duyan çalışanlarımız bu platform üzerinden tüm dokümanları temin edebiliyor.

Merck kadrolu çalışanlarımız global bir online performans sistemi ile değerlendiriliyor. Biz Stage Dijital Platformu ile bu sisteme tüm çalışanlarımızı dahil ettik. Bu yönleri ile ayrışan projemiz bölgede gerçekten ilgi gördü. Hatta uygulamayı ilk olarak başlatan ancak sadece bordro süreçlerini yöneten Dubai, bizim sistemimizi uygulamaya hazırlanıyor.

Bundan sonrası için İK alanında hangi konuların gündemde olacağını düşünüyor, siz bunlara nasıl hazırlanıyorsunuz?

Bence her şirketin ajandasında yetenek yönetimi olmaya devam edecek. Yetenekleri çekmek ve tutundurmak kanımca olmazsa olmaz. Öte yandan şirketin global stratejisi ile de paralel olarak teknolojik altyapıyı geliştirmek, süreçlerimizi sürekli iyileştirmek de gündemdeki yerini koruyacak. Bunların yanı sıra performans yönetiminde yetkinliklerin öneminin artacağını düşünüyorum. Günümüzde şirketler inanılmaz bir hızla gelişip değiştiği için potansiyellerin de gelişmesi çok önemli. Performans değerlendirme sürecinde iş hedefleri elbette çok önemli ama kişinin değerlendirmesi temelde yetkinlik bazlı olmalı.

Bu noktada İK’nın rolünün daha da artacağına inanıyorum. Yöneticileri çalışan gelişimi konusunda daha yetkin kılmak için danışmanlık şapkamız önem kazanacak.

“MÜMESSİLLİK YAPARAK SAHAYI TANIDIM”

Gaye Mescioğlu, kariyer öyküsünü anlatırken sözlerine “Ben hep İK alanında çalışmak istedim” diye başlıyor. Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümü’nde eğitim görürken yaptığı stajlar sırasında bu alanda çalışma kararı aldığını söyleyen Mescioğlu, ilk etapta hemen gerçekleştirememiş hayalini ama bugün görev yaptığı ilaç sektörü ile kariyerinin ilk döneminde tanışmış: “Lily İlaç’ta mümessil olarak çalıştım 6 ay… Bu süre içinde işin saha ve satış kısmını öğrendim. Ama aklım her zaman İnsan Kaynakları’ndaydı” diyen Mescioğlu’nun hayalini gerçekleştirme fırsatı bulduğu yer Koç Grubu şirketlerinden Arçelik olmuş. “İK Uzmanı olarak göreve başladığım Arçelik’te geçirdiğim 7 yıl boyunca İK’nın tüm fonksiyonlarında deneyim kazandım. İşe alım ekibinde de yer aldım, ücret ve expat yönetimi konusunda da çalıştım ayrıca Organizasyon Geliştirme ve İK İş Ortağı rollerini de üstlendim. Bana gerçekten çok değer katan bir dönem oldu”. Üniversite eğitiminin hemen ardından İngilizce İşletme (MBA) alanında yüksek lisansını tamamlayan Mescioğlu, İnsan Kaynakları ve Pazarlama alanlarında çift dal yaptığını belirtiyor. Merck ailesine katılmasının, Serono birleşmesine denk geldiğini anlatan Mescioğlu, İK Müdürü olarak çalıştığı 5 yılın ardından şu anki görevini; İK Direktörlüğü’nü yürütmeye başlamış. Mescioğlu’nun şirketteki 10’uncu yılı…

Mescioğlu şimdilerde, “Mesleğime de büyük katkısı olacak” dediği Klinik Psikoloji Master’ına başlamış olmanın heyecanını yaşıyor. Ayrıca bu kadar gelişen ve değişen bir dünyada liderlerin gelişiminin çok önemli olduğunu tekrar vurgulayarak Bilişsel Davranışçı Terapi, Optimum Denge Modeli ve koçluk üzerine eğitimleri ile gelişim yolculuğunu devam ettirmenin önemine inanlardan.

Yorum Yaz
 

Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız...