Ödüllü “Kariyer Mutfağı”: Perfetti Van Melle Türkiye

Başvuru yaptığı ilk yılda yüksek bir puanla Top Employers Sertifikası almalarını sağlayan uygulamalar nelerdi?
Çalışan Konseyi ne anlama geliyor, İK’ya nasıl bir yol haritası sunuyor? Türkiye’de geliştirilen
Career Kitchen (Kariyer Mutfağı) Genç Yetenek Programı nasıl global benchmark oldu?

Perfetti Van Melle’in Türkiye’deki 30’uncu yılı vesilesiyle bir araya geldiğimiz İnsan Kaynakları Direktörü Kasım Korun’a soracak çok sorumuz vardı. İşte yanıtları… 

PERFETTI VAN MELLE’İN TÜRKİYE’DEKİ 30 YILLIK YOLCULUĞU 

- Perfetti’nin dışa açılma süreci kapsamında 1988’de Türkiye’de yatırım yapmak üzere şirket kuruldu. 

- Ekim 1988’de şirketin kurulmasını takiben fabrika inşasına geçildi ve 1990’da tamamlanan fabrikada üretilen ürünler Nisan 1990’da raflarda yerini aldı.

- Mentos ve Vivident gibi markaları ile tanınan şirketin fabrika sayısı şu anda 2’ye çıkmış durumda.

- Ar-Ge merkezinde yılda yaklaşık 100 ürün geliştiriliyor. 

- Türkiye’den 800 farklı ürün, 74 ülkeye ihraç ediliyor. 

- Kurulduğunda 5 kişiden oluşan çalışan sayısı şu anda 1100. 

Perfetti Van Melle Türkiye ekibini tanıyarak başlayalım sohbetimize. Kaç kişilik bir ekiple, nasıl bir yapıda sürdürüyorsunuz çalışmalarınızı?

Fabrikalarımızda görev yapan idari personelimiz de dahil toplamda 40 kişilik bir ekibiz. İK İş Ortaklığı altında bir bölümümüz satış, pazarlama, finans ve bilgi işlem; diğer bölümümüz ise üretim ve operasyon birimlerimizden sorumlu. Uzmanlık Merkezimizin çatısı altında ise bordrolama, ücret ve yan haklar ile işe alım süreçleri yönetiliyor. İK İş Ortaklığı ve Uzmanlık Merkezi Birimlerimizi 15 kişilik bir ekiple yürütüyoruz. 

Bu ekiple, 1100 çalışanımıza hizmet üretiyoruz. Çalışanlarımızın 800’ünü operatörlerimiz; mavi yakalı personelimiz oluşturuyor. 300 kişi de idari personel ve saha ekibi… 

Bu ekibin imza attığı çalışmaların yakın zamanda Top Employers Sertifikası ile ödüllendirildiğini biliyoruz. Nasıl bir yolculuk oldu bu?

Uzun zamandır, zaten ileri İK uygulamaları geliştirmek konusundaki çalışmalarımız sürüyordu. Bunların, bir dış göz tarafından değerlendirilmesini istedik. İK fonksiyonları ile ilgili 9 ana dalda, 600 uygulamamızın dahil edildiği değerlendirme sonucunda da bu yıl Şubat ayında, yüksek İK değerleri, uygulamaları ve stratejileri ile dünyanın en çok çalışılmak istenen lider şirketlerine verilen Top Employers Sertifikası’nı almaya hak kazandık. Grup şirketleri bazında, global ya da lokal olarak aday olunabilen bu ödülü, Türkiye’den yerel bazda tek gıda şirketi olarak almak bizim için ayrı bir gurur oldu. 

Sertifikayı çok iyi bir puanla; 100 üzerinden 94 ile aldık. Başvurduğumuz ilk yılda bu kadar yüksek bir puan alabilmemiz, önceliklerimizi doğru belirlememiz ve etki alanımızın nerede daha yüksek olacağını görebilmemiz sayesindedir. Bu konuda Çalışan Konseyimiz bize çok önemli bir yol haritası sunuyor.  

Nedir Çalışan Konseyi?

Son 3 yıldır özellikle dijitalleşme konusunda çok önemli adımlar atıyoruz ancak bu süreçte “insana dokunma” kısmını ihmal etmemek için özellikle çaba harcıyoruz. Bu noktada da mavi yakalı çalışanlarımızın da dahil olduğu, farklı departmanlardan seçimle belirlenen çalışanlarımızın oluşturduğu Çalışan Konseyimiz bizim için çok önemli. Konseyimiz her hafta şirket yönetimiyle bir araya gelerek şirketle ilgili geri bildirimlerini paylaşıyor, iyileştirme alanlarını aktarıyor. 

Bu çalışmalar doğrultusunda uygulamalarımızda farklılaşmaya gidiyoruz. Örneğin bundan 3 yıl kadar önce operatörlerimiz performans sisteminin çok etkin olmadığını aktardıkları için süreci yeniden ele alarak dijital hale getirdik. Daha objektif ve sade bir yapıya kavuşturduk. Bu çalışmanın sonucunu, çalışan bağlılığı anketinde de olumlu yönde gördük. Performans kriteri olarak koyduğumuz her maddede iyileşme oluştu.

Yine, Formen Akademisi kurma fikri de bu konsey doğrultusunda ortaya çıktı.  

O halde hazır konu gelmişken, Perfetti Van Melle Türkiye’deki Akademileri de anlatır mısınız?

Perfetti, çalışanlarımız için bir kariyer mutfağı… Bu nedenle, ürünlerimizle de bağlantılı olarak Career Kitchen markasını eğitim ve Akademilerimizle entegre hale getirdik.

Bilgi Üniversitesi ile birlikte kurduğumuz farklı Akademi’lerimiz var: Bunlardan biri, uzman seviyesine yönelik olarak 7 modülden oluşan Career Kitchen Professional. Bağlılık anketimizde, bu konudaki sonuçların çok olumlu olduğunu görünce bu kez uzun soluklu bir Satış Akademisi kurma kararı aldık. Son olarak da Perfetti Van Melle liderlik yetkinlikleri çerçevesinde Liderlik Akademisi’ni geliştirdik. 

Bunun yanı sıra, az önce de söylediğim gibi Formen Liderlik Akademimiz de mevcut. 2016’da başladığımız 5 modülden oluşan bu programda 40’a yakın çalışanımız eğitimden geçti. Bu, bizim için çok önemli çünkü formen arkadaşlarımız bizim için kilit konumda. Mavi yakalı çalışanlarımızı bu grup yönetir. Bu kişilerin yönetim becerileri bizim için çok önemlidir. 

Öte yandan, genç yeteneklere yönelik Career Kitchen Young Talent Program’ımız da var. 

Üniversite 3 ve 4’üncü sınıf ve yeni mezunlara yönelik bu programın şu anda 4’üncüsünü gerçekleştiriyoruz. 3 programda yaklaşık 30’a yakın arkadaşımıza uzun soluklu staj imkânı sunduk. Bu arkadaşlarımızın yaklaşık 10’u şirketimizde tam zamanlı olarak bünyemize katıldı. Bu büyük bir fırsattı. Sonuçta bu arkadaşlarımız 6 – 7 ay staj da yaptığı için birim yöneticileri tarafından da test ediliyor ve gerçekten çok beğenilerek uzman pozisyonunda göreve başlıyor. 

Bu programda seçim aşamalarını da sade tutmaya çalışıyoruz. Zira öğrenci ve yeni mezunların, bu tür programlarda çok aşama olmasından rahatsızlık duydukları geri bildirimini almıştık. Bu nedenle hedef kitlemizin beklentilerini dikkate alarak kademeleri azalttık. Son olarak geçen yılki programımıza 2 bin 700 aday başvurdu, bu başvuruları önce dijital mülakat sistemi ile eledik. Beklentilerimizin uyuşup uyuşmadığına, İngilizce seviyelerine baktık. Bu doğrultuda yaptığımız elemenin ardından onları Değerlendirme Merkezine davet ettik. Yöneticilerimiz belli bir gözlem çerçevesinde adayları değerlendirdi. 

Markalaştırılmasından programın etkinliğine, hedef kitleye ulaşmasına kadar tamamen bizim geliştirdiğimiz bu programın, Perfetti Van Melle dünyasında global benchmark haline gelmesinden gurur duyuyoruz.  Şu anda bir ekip, programı global hale getirmek için çalışıyor. 

ESNEK YAN HAKLAR, DİJİTAL MÜLAKAT VE 
YETENEK İHRACI… 

Perfetti Van Melle Türkiye’de genç bir çalışan grubu olduğunu vurgulayan Korun, bu neslin beklentilerini dikkate alarak hayata geçirdikleri uygulamaların da Top Employer Sertifikası’nı almalarında etkili olduğunu belirtiyor. Gelin bunları kendisinden dinleyelim: “Yeni nesil için bilgiye çabuk ulaşabilme, hız ve şeffaflık gibi kavramlar çok önemli. Bu nedenle esnek yan haklar yapımızla birlikte çalışanlarımızın toplam ödüllendirme kalemlerini net biçimde görüp seçim yapabildikleri bir platform oluşturduk. Ayrıca 2017 başında tüm İK süreçlerimizin entegre olduğu bir çalışan mobil intranet sistemi kurduk. Artık çalışanlarımız aldığı eğitimleri, tüm verileri, duyurularımızı bu uygulama sayesinde bir arada görebiliyor, performans sistemine girebiliyor. Öte yandan dijital mülakat uygulamamız da hem bizim hem de aday için verimlilik sağlıyor”. 

Şirketi yeni nesil yetenekler için cazip kılan konulardan biri de global mobilite imkanı… “Global iyi uygulamalara sahip olmak, birçok yeteneği ihraç etmemizi de sağlıyor” diyen Korun, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Şu anda yaklaşık 7 arkadaşımız, yurtdışında çeşitli bölümlerde görev yapıyor. Perfetti dünyasında en hızlı büyüyen ülkelerden birinin başında da bir Türk yönetici var. Perfetti Van Melle Kuzey Amerika Başkanı ve CEO’su Mehmet Yüksek, Türkiye’de pazarlamadan yetişmiş bir yöneticidir. Tüm bunlar bizim için gerçek bir gurur kaynağı…”

Geçmiş değerlendirmesi yaptık. Son olarak biraz da gelecek hedeflerinizden konuşalım. Neler var gündeminizde?

İK analitiği platformu oluşturmak, bu yıl için en önemli projemiz… Hepimizin bildiği gibi artık yetenek savaşları, şirketteki verimliliği artırmak gibi konular sebebiyle verilerle konuşmak durumundayız. İK süreçlerimizin veriye dayanması çok önemli. Veri elimizde zaten var. Ama bizim için önemli olan yöneticilerimizin de tam anlamıyla İK ile omuz omuza bu verilere hakim olması. Kolay okunan hale gelecek olan bu verilerin, yöneticilerimiz geleceğe yönelik İK kararlarını verirken kullanılmasını hedefliyoruz. Operasyonun içindeki yöneticiler ister istemez kısa dönemi yönetmeye odaklanabiliyor. Uzun dönem zaten giderek daha az öngörülebilir hale geliyor. Bu nedenle en azından belli vadede birtakım öngörülerde bulunabilmek çok önemli. Veriler sayesinde uzun vadede ne kadar yeteneğe sahip olduğumuzu, çalışanlarımızı nasıl mobilize edebileceğimizi ve yetenekleri hangi noktalarda kaybettiğimizi görebileceğiz. 

Öte yandan kariyer yönetimi de çok önemli hale geliyor. Bu sene bu konuda workshop’lar düzenlemeye hazırlanıyoruz. Çalışanlarımızla birlikte bir yol haritası oluşturmak; prensipleri gözden geçirmek istiyoruz. Kariyer yönetimine nasıl bakmamız gerektiğini, çalışanlara ve şirkete düşen rolleri konuşacağız. Bunları şeffaf şekilde ele alabileceğimiz platformlara odaklanacağız. 

Elbette 30’uncu yıl kutlamaları da bizim gündemimizde olacak.