“Hiçbir maddi karşılık beklemeden topluma katkıda bulunmak için saatlerini, günlerini ayıran 8.000 gönüllüden heyecan duymamak mümkün mü?”

Harvard’a vaka olan geçen uygulamalar, bağış toplama amaçlı kutuplarda maraton koşuları, Türkiye’nin 72 noktasında görev yapan gönüllüler, Google’dan alınan destekler… 23 yılını geride bırakan Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’nda (TEGV) umut verici öykülerin sonu yok. Ama sonuç var:

Pırıl pırıl gözlerle gülümseyen TEGV’li çocuklar… “Amacımız bu gülümseyen yüzlere her gün bir yenisini eklemek, daha çok hayata dokunabilmek” diyen vakfın Genel Müdürü Sait Tosyalı, faaliyetlerini ve hayallerini HRdergi’ye anlattı.

Güneşin pırıl pırıl parladığı, aydınlık bir günde TEGV’in (Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı) genel merkezindeyiz. Karşımızda, yaklaşık 7 aydır vakfın genel müdürlüğü görevini üstlenen Sait Tosyalı var. Tosyalı, arkasındaki (en az dışarıdaki hava kadar “ışıl ışıl” olan) gülümseyen TEGV’li çocuk yüzlerinin bulunduğu tabloyu göstererek, “Zamanımı bu kadar verimli kullandığım, bu kadar yüksek motivasyonla çalıştığım bir dönem hatırlamıyorum. Bu heyecan ve motivasyonu, arkadaki şu tablo yaratıyor” diyor: “O hayatlara dokunduğumu hissetmek bambaşka bir duygu”.

Kurumsallaşma ve yenilikçi uygulamalar…  

Tosyalı, iş dünyasının yakından tanıdığı bir isim... Tarsus Amerikan Koleji ve Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği’nden mezun olan, ardından Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nde yüksek lisansını tamamlayan Sait Tosyalı’nın 35 yılı profesyonel iş hayatının içinde geçmiş. Koç Holding A.Ş.’de Stratejik Planlama Koordinatörlüğü ve topluluğun Tüketim, İnşaat ve Enerji grubu şirketlerinde Genel Müdürlük yapan, son olarak Alman Linde Gaz A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı ve Murahhas Azası olan Tosyalı, aynı zamanda Sağlık ve Eğitim Vakfı Mütevelli Heyeti üyesi.

Tosyalı, bu görevlerinin ardından bir sivil toplum kuruluşunda; TEGV’deki görevine başladığında, beklentilerinin çok üstünde çalışmalar yapıldığını gördüğünü vurguluyor: “Burada, 23 yıl içinde kurumsallaşma adına gerçekten çok adım atılmış. Pek az kurumda görebileceğimiz yenilikçi uygulamalar hayata geçirilmiş. Müthiş bir stratejik planlama altyapısı var. Performans yönetim metodolojisi, hedeflerle yönetim sistematiği söz konusu. Şeffaflık ve hesap verebilirlik bir sivil toplum kuruluşunun olmazsa olmazları. Vakıfta bu yönde müthiş bir birikim var; bağımsız denetçiler tarafından denetleniyoruz. Bu çalışmalar, son 2 yıldır Kurumsal Yönetim Derneği’nden ödül getirmiş”.

“Hedefim, daha çok hayata dokunabilmek” 

Peki, kendisi için belirlediği hedefler neler? Tosyalı, yeniden arkasındaki tabloyu işaret ederek: “Şu gülen yüzlere daha çoğunu katabilmek. Daha çok hayata dokunabilmek…” diye yanıtlıyor ve bakın sözlerini nasıl sürdürüyor: “Vakfın kurumsallaşması adına bir tuğla daha koyabilmek de benim için çok önemli. Kaynaklarımızı daha sürdürülebilir hale getirebilmek istiyoruz. TEGV zaten stratejik yönetimle yönetilen bir kurum. Performans ve stratejiler, alt hedeflere, alt stratejilere kırılıyor. Bunları artık elektronik ortamda yapar hale geldik. Bölümlere ve bireylere inen bir sistemle hedefleri yönetiyoruz. Bunu daha etkin yönetebilmek ve kurumsallaşmaya bir tuğla daha ekleyebilmek benim için çok önemli. Öte yandan çok iyi bir veri bankası yönetimine de sahip olmamız lazım ki TEGV çocukları ile gelecekte de iletişimimizi sürdürebilelim. Tüm bunlara bir katkım olursa ne mutlu bana”.

Tosyalı, tüm bu hedefleri hayata geçirebilmek için hızla kolları sıvamış, sahaya inmiş bir yönetici… TEGV’in bulunduğu 72 noktaya da gitmeyi amaçladığını söylüyor; 42’sinin ziyaretini tamamlamış bile. Tosyalı’nın ilk yaptıkları sadece ziyaretlerle sınırlı değil; bir de maraton katılımı sığdırmış bu süreye… Söz kendisinde: “Göreve henüz başlamıştım ki, 12 Kasım’da bir maratonumuz olduğunu öğrendim. Ben bırakın maratonu, hayatım boyunca 3 – 5 kilometre bile koşmamıştım. Ama ekip öylesine büyük heyecanla çalışıyordu ki, onlara dahil olmadan edemedim, maratona ben de katıldım. Çok da keyif aldım”. 

Tosyalı’nın şimdi benzer bir hedefi daha var: Vakfa bir maker bağışlamayı hedefleyen bir grup gönüllü doktora destek olmak amacıyla 800 kilometre pedal çevirmeye hazırlandığını belirtiyor. 

Ateşböcekleri, Harvard’a konu oldu

TEGV şu anda, üçte biri merkezde görev yapan 150 kişilik bir ekiple sürdürüyor faaliyetlerini… Ekibin geri kalanının 72 lokasyonda görev yaptığını dile getiren Tosyalı, hemen ekliyor: “Elbette bir de hiçbir maddi karşılık beklemeden, tamamen kendi özgür iradeleri ile topluma katkıda bulunmak için günlerini, saatlerini, hatta yıllarını veren 8 bin kişilik gönüllü ordumuz var. Bundan heyecanlanmamak, umutlanmamak mümkün değil”. 

Bu ekibin şu anki en büyük heyecanlarından biri, Ateşböceği Öğrenim Birimleri … Ateşböceği modelinin geçmişinin, aslında 99 depremine dayandığını, mobil konteyner’lar ile deprem bölgesine yardım amacıyla başlatıldığını belirten Tosyalı, bugün 24 mobil sistemin devrede olduğunu ve artık farklı bir boyuta ulaşıldığını dile getiriyor. Ayrıntıları Tosyalı’dan dinliyoruz: “Ateşböceği Öğrenim Birimi, bilişim, matematik, fen, okuma ve sanat alanlarında kısa süreli etkinlikler veriyor. Programlar, ders içi saatlerde Ateşböceği Öğrenim Birimi etkinlik alanında 2-8. sınıflara uygun içerikler ile aktif bir öğrenme ortamında gönüllülerin desteği ile uygulanıyor. Toplam 12 saatten oluşan etkinliklerin 6 saati Bilişim, diğer 6 saati ise Matematik Eğlenerek Öğren, Fen Eğlenerek Öğren, Okuyorum Oynuyorum, Drama Atölyesi, Eğlen Öğren Hijyen etkinliklerinden oluşuyor. Bu programla çocukların teknoloji okuryazarlıklarını geliştirmelerini, yaratıcılıklarını keşfetmelerini, okuduklarını daha iyi anlamalarını ve kendilerini daha iyi ifade etmelerini, matematik ve fen alanındaki önyargılarını kırarak ve bu alandaki bilgi ve becerilerini geliştirmelerini ve hijyen konusunda farkındalıklarının artmasını hedefliyoruz. Model, o kadar ilgi ve dikkat çekti ki Harvard Üniversitesi de bunu bir vaka çalışması haline getirdi”.

Google desteği…

Heyecan verici yenilikler bununla da sınırlı değil: TEGV, çocukların kodlamayla tanışmalarını ve temel dijital becerilerini geliştirmeyi hedefleyen yeni bilişim projesi algodijital.com’u Eylül 2017’de Google.org’un 1 milyon dolar bağışı ile hayata geçirdi. Tosyalı, hali hazırda 36 bin 500 çocuğun bu eğitimi aldığını, yaklaşık 700 eğitim gönüllüsünün de bu sayede kodlama öğrendiğini belirtiyor.

Gönüllüler demişken, “Bu sistemi onlar ayakta tutuyorlar” ifadesini kullanan Sait Tosyalı, Siirt Pervarili çocukların eğitimi için Kuzey Kutbu Maratonu’na (FWD North Pole Marathon) katılan Ahmet Uysal’ı anmadan edemiyor: “Her gönüllümüz elbette ayrı bir değer, her gönüllümüzün katkıları elbette benzersiz. Ancak Ahmet, gerçekten vakıf için çok kıymetli bir iş yaptı” diyen Tosyalı, Uysal’ın eksi 55 derecede 42 kilometre koştuğunu ve bu koşuyla 181 bin TL bağış topladığını aktarıyor. Uysal, maraton öncesi aralıksız 6 ay antrenman yapmış; Kars ve Ardahan’da buz tutmuş Çıldır Gölü’nde koşarak kutup şartlarına uyum sağlamaya çalışmış. 

Ahmet Uysal şimdilerde Artvin’den başlayarak Muğla’ya kadar Türkiye’yi boydan boya kat eden yeni bir projeyi hayata geçiriyor: “Eğitime Koşar Adım”. 46 gün boyunca 14 ilden geçecek olan Uysal, bu özverili ve yorucu projesinin sonunda 5 bin çocuğun TEGV’de nitelikli eğitim desteği almasını hedefliyor. 

“STK’larda deneyim kazanın”

Söyleşimiz boyunca Tosyalı’dan, Ahmet Uysal’ınki gibi umut verici pek çok öykü dinliyoruz. Tosyalı sık sık sivil toplum kuruluşlarında gönüllü olarak var olmanın kişiye yönelik kazanımlarına vurgu yapıyor: “Burada ekip çalışması da var, proje yönetimi de zamanın etkin kullanımı da…” diyor ve ekliyor: “Özellikle kariyerlerinin başında olan gençlere mutlaka bir sivil toplum kuruluşunda deneyim kazanmalarını öneriyorum. Hem topluma hem de kendilerine büyük katkı sağlamış olurlar”.