‘’Başarının tanımı: ‘Great Place To Work’u ben yaratacağım’ diyen çalışanlara sahip olmaktır’’

Great Place to Work® Enstitüsü, Türkiye’de beşinci kez düzenlenen Türkiye’nin En İyi İşverenleri listesini açıkladı. Listede insani dokunuşu yüksek kurum kültürüne sahip 26 şirket yer aldı. Bu şirketlerden biri de ‘500–2000’ çalışan kategorisinde büyük ödülü alan GSK Türkiye oldu. Biz de bu büyük başarıyı getiren faktörleri GSK Türkiye Ülke İnsan Kaynakları Lideri Gözde Turan Çeşli’ye sorduk.

Great Place to Work Türkiye’nin En İyi İşverenleri araştırmasında ‘500 – 2.000 çalışan’ kategorisinde büyük ödülü kucakladınız. Geriye dönüp baktığınızda yakaladığınız bu başarıyı siz hangi faktörlere bağlıyorsunuz?

Biz GSK olarak 2012 yılında bir yolculuğa başladık. Ne yaptığımızdan çok niçin ve nasıl yaptığımıza odaklandık. Niçin çalışıyoruz dedik ve bu soruya hep beraber bir yanıt bulduk; biz 80 milyonun hayatına dokunmak, hayatı sağlık ve iyilikle buluşturmak için çalışıyoruz. 2020 yılında bu hedefe ulaşmak için kendimizden daha büyük bir amaç uğruna çalıştığımızı fark etmek bizi nasıl çalıştığımıza odaklanmaya götürdü. Bugün geldiğimiz noktada ise bu ödül düşlerimizi gerçekleştirebileceğimizin, daha iyisini başarabileceğimizin kanıtı. Başarının tanımının Great Place To Work olmak değil, ‘Great Place To Work’u ben yaratacağım’ diyen çalışanlara sahip olmak olduğuna inanıyoruz.

Benzer çalışmalara imza atmak isteyen meslektaşlarınıza neler önerirsiniz? Başarıda kritik olan faktörler neler sizce?

Bize bu ödülü getiren en önemli şey hayatı sağlık ve iyilikle buluşturma vizyonumuzun tüm şirket tarafından benimsenerek ortak amaç duygusunu yaratması ve bu duyguyla oluşturduğumuz açık ve samimi iletişim ortamıdır. Son 3 yılda çalışanlarımızı dinlemek için birçok farklı platform oluşturduk. Bu platformlarda nasıl bir GSK’da çalışmak istediğimizi birlikte tartıştık ve somut aksiyon planlarıyla yine birlikte hareket ettik. Herkesin birimiz yoksak hepimiz eksiğiz bakış açısıyla hareket etmesi ve bunun için yapılacak her şeyde gönüllü olması bizi bu başarıya taşıdı. Bugün de şirket içerisinden seçilen 24 kişilik GSK Kültür Elçileri ekibiyle çalışanlarımızı dinlemeye devam ediyoruz. GSKlılar, çalışma ortamı ve uygulamalar hakkındaki tüm geri bildirimlerini ve yenilikçi fikirlerini bu 24 elçi aracılığıyla paylaşabiliyorlar.

Şimdilerde üzerinde çalıştığınız yeni uygulamalar var mı? Ekip olarak neler öncelikli olarak yer alıyor ajandanızda?

Her bir çalışanımızın bireysel gelişimini sürekli kılarak onları geleceğe hazırlamayı amaçlıyoruz. Bu amacımızı hayata geçirmek adına şirket içinde uyguladığımız koçluk ve  mentorluk programlarımıza 2016 yılında bir yenisini daha ekledik. “Genç Mentor Programı” adını verdiğimiz tersine mentorluk programımızla Y jenerasyonu ile önceki kuşak yöneticileri bir araya getiriyor ve gençlerin bakış açısıyla sinerji ve çeşitliliği sağlarken aynı zamanda GSK hikayelerini ve yönetim deneyimlerini de gençlerle buluşturuyoruz.

Liderliğe ve gelişime verdiğimiz önemle son 3 yılda yönetim ekibimizin yüzde 50’sini yurtdışında farklı görevlere gönderdik. Yurtdışına giden ya da farklı sorumluluklar alan çalışanlarımızın sayısı giderek artıyor. Şu ana sadece yönetim ekibinden değil, farklı seviyelerde de 25 arkadaşımız bölgesel ve global pozisyonlara atandı. Üstelik bu kişiler arasında Geleceğin Liderleri adını verdiğimiz Future Leaders Program (FLP) kapsamında aramıza yeni katılmış yeni mezun arkadaşlarımız da yer alıyor.

Global fırsatlarımızın yanı sıra 2016 yılında Türkiye organizasyonumuzda açılan pozisyonlarımızın yüzde 80’ini kendi iç yeteneklerimizle doldurduk.  Bu transfer ve rotasyonlarla hem GSK’nın Türkiye’ye olan bakışını değiştirmede hem de ilaç ve tüketici sağlığı Orta Doğu ve Afrika yönetim ofislerinin Türkiye’ye taşınmasında büyük rol oynadık. Şu an bölge ofislerinin önemli bir bölümünü Türk yetenekler oluşturuyor. GSK Türkiye olarak hedefimiz hem bölgesel hem de global pozisyonlara en çok yetenek ihraç eden ülke olmak. Bu amaçla gerçekleştirdiğimiz yetenek yönetimi ve gelişimi süreçlerimizle Tüm bu gelişmeler her seviyede liderler yetiştirme yolculuğumuzda doğru yerde olduğumuzu gösterirken GSK Türkiye çalışanları için şirket içinde olduğu kadar bölgesel ve global pozisyonlarda da çok sayıda kariyer fırsatı sunmamıza sağlıyor.

Çalışanlarımızı yetkinlik gelişimi konusunda beslemek de bizi öne çıkarıyor. Yetkinlik geliştirme eğitimlerimizin  başında iş önceliklerimize paralel olarak dijital alanda gelişim geliyor. Globalde GSK ve Google işbirliği ile Google’ın Avado dijital yetkinlik eğitimi, GSK ihtiyaçlarına özel olarak geliştirildi. Arkadaşlarımız Kanada, Fransa, İtalya, Almanya, İspanya, Brezilya ve ABD’deki GSK çalışanları ile beraber eğitimlere katılacak, sanal kampüste deneyimlerini paylaşma imkanı bulacak. 

Türkiye’de ise Koç Üniversitesi Gelişim Akademisi ile bir işbirliğimiz bulunuyor. Bu kapsamda bugüne kadar toplam 127 çalışanımız yenilikçi pazarlamadan, çatışma yönetimine, inovasyondan yaratıcı dramaya kadar 11 farklı eğitimden faydalandı. Bu yıl da 100’den fazla çalışanımız eğitimlere katılıyor.

Her seviyede liderliğe ve gelişime önem verdiğimiz kadar yenilikçi uygulamalarla çalışan memnuniyetini de en üst seviyeye çıkarmaya önem veriyoruz. Daha özgür ve keyifli bir çalışma ortamı yaratmayı amaçlıyoruz. Bu amaç doğrultusunda hayata geçirdiğimiz birçok projemiz var. Örneğin, her çalışanın kendi ajandalarını düzenlemelerine imkan sağlayan Ofislerden Ofis Beğen uygulaması, esnek yan haklar ve esnek çalışma saatleri gibi  Y kuşağının iş-özel yaşam dengesine uygun çözümler geliştirdik.

Toplumda iyilik yaratacak çalışanlarımız ise aramızdaki bağı daha da güçlendiriyor. “GSK Benim” kültürüyle, şirket içinde yaptığımız sosyal etkinlikler farklı departmanları buluşturuyor.  Şirket içi sosyal paylaşımlarımızı artırmak için kurduğumuz Yammer sosyal paylaşım platformu ise Türkiye’nin dört bir yanındaki çalışanlarımızı birbirine yakınlaştırıyor. Birbirimize her an teşekkür edip ödüllendirebilmemizi sağlayan online ödüllendirme sistemimizle bu kültürümüzü yaşatmaya devam ediyoruz. Çalışanlarımızın gönüllülük esasıyla hayata geçirdiği Turuncu Hareket Kulübü ile sosyal sorumluluk projelerimizi Türkiye’nin dört bir tarafına taşıyoruz.

Eklemek istedikleriniz…

İnsan Kaynakları ekibi olarak dijitale çok önem veriyor; bu alandaki gelişmeleri ve trendleri yakından takip ediyoruz. İnsan dokunuşunu kaybetmeden robotik otomasyonunu nasıl hayatımıza nasıl sokarız diye çalışmalar yapıyoruz. İK süreçlerine Robotiks gibi dijital çözümler getirerek operasyonel süreçleri otomasyona alıp hem çalışanlarımızın çözümlere daha hızlı ulaşmasını hem de IK ekibimizin çok daha fazla katma değer yaratan uygulamalara odaklanmasına alan yaratmayı amaçlıyoruz.