“Dijitalleşerek ve yalınlaşarak, 2020 vizyonuna hazırlanıyoruz”

Bu söyleşide sık sık “dijitalleşme”, “yalınlaşma”, “Endüstri 4.0” ve “Vizyon 2020” sözcüklerini okuyacaksınız. Çünkü büyük bir dönüşüm sürecinden geçen Schneider Electric’te, yalınlaşma ve dijitalleşme üzerine atılan global adımlar şirketi 2020’ye taşırken, İK’nın iş birimleri ile teması da artıyor.

“Dijitalleşme yolculuğumuz hız kesmeden devam edecek; değişim, 2018’de de sürecek” diyen Türkiye, Orta Asya ve İran’dan Sorumlu İK Genel Müdür Yardımcısı Ayşe Özdemir’e göre, geleceğin iş kolları veri ve analiz üzerine kurulacak, elindeki veriler ışığında müşterisine çözüm sağlayan ve müşteride ilke imza atan şirketler ayakta kalacak.

Kariyerinizin 20’nci, Schneider Elektrik’teki görevinizin ise 3’üncü yılını geride bırakıyorsunuz. Bu nedenle öncelikle sizden bugüne kadar ki kariyer yolculuğunuzun ana duraklarını dinlemek isteriz.

1997 yılında Boğaziçi Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü’nden mezun oldum. Aslında lisede matematik bölümünden mezun olmuştum ama aklımda başından beri İK alanında kariyer yapmak olduğu için bu alanda eğitim görmeyi seçtim ve Frito Lay’de ücretlendirme ekibinde çalışmaya başladım. Burada 2,5 sene boyunca çok önemli isimlerle çalışarak, gerçekten çok şey öğrendim.

Ardından Nortel Netaş’a geçiş yaptım. Buradaki 6 yıllık kariyerim boyunca tüm İK süreçlerinde görev yaptım. 2006 yılında Cisco’da Türkiye, Bulgaristan, Romanya ve Adriyatik Ülkeleri’nden sorumlu İK Müdürü olarak göreve başladım. Yoğun seyahat içeren bu görev bana farklı kültürleri tanıma, global bakış açısı kazanma konularında büyük katkılar sağladı.

Cisco sonrası IT sektöründeki yolculuğuma devam ederek 2 sene HP Türkiye’de İK Müdürlüğü görevini üstlendim. Bu deneyim sonrasında ise farklı sektör, global ekip yönetimi deneyimlerini kazanmak üzere DuPont’a Orta Doğu ve Afrika Bölgesi’nden sorumlu İK Direktörü olarak geçiş yaptım. Temmuz 2014’ten beri de Schneider Electric Türkiye, Orta Asya ve İran’dan Sorumlu İK Genel Müdür Yardımcısı olarak çalışıyorum.

Schneider Electric’te neler bekliyordu sizi?

Her şeyden önce burada hem şirketin hem de İK’nın dönüşüm süreci içinde yer alma fırsatı buldum. 3 sene önceki Schneider Electric ile şirketin bugünü arasında büyük farklar var. Öte yandan sendika deneyimi de kazandım; ikinci toplu sözleşmemi geride bıraktım. Bu süre içinde İK’ya duyulan güvenin de arttığını gözlemliyorum. Tüm bunların benim için çok önemli kazanımlar olduğunu düşünüyorum.

Dönüşüm sürecinin ayrıntılarına geçmeden önce, İK politikanızdan söz eder misiniz?

Çalışan ihtiyaçlarını karşılayan, güncelliğini koruyan ve adillik çerçevesinde planlanmış uygulama ve politikalar bizim için öncelikli. Gerçekleştirdiğimiz projeler, şirket kültürünü geliştirici yönde dikkat çekiyor. “flexizOne” adlı esnek yan haklar projemiz ve üniversite öğrencilerinin şirketimiz hakkında daha doğru ve fazla bilgi edinmesini sağlayan “Future is Yours”, bunlardan sadece ikisi… İç ve dış eğitimlerle yetenek havuzumuzu geliştirmeyi hedefliyoruz.

Nasıl bir İK yapılanması ile gerçekleştiriyorsunuz bunları? Kaç kişilik bir ekipsiniz?

Toplamda tüm ülkeler ile 21 kişilik bir ekibiz ve yarısını mavi yakalı çalışanların oluşturduğu 2 bin 300 çalışanımıza kaliteli ve hızlı hizmet vermeye çalışıyoruz. Ekip arkadaşlarım kendi alanlarında uzmanlığı ve iş ortağı bakış açısı ile hizmet veriyor. Ücretlendirme & Yan Haklar uzmanı ve bordrolamadan sorumlu uzman ekibimiz ile tüm Türkiye organizasyonuna destek sağlıyoruz.

İK İş Ortağı modelimiz ile de iş birimlerine destek veriyor, İK süreçlerini yönetici arkadaşlarımız ile ortak hareket ederek sahaya yansıtıyoruz.

Aynı zamanda Orta Doğu ve Afrika Bölgesi’nden sorumlu Eğitim Çözümleri Direktörü ve İç İletişim Lideri ekip arkadaşlarım ile birlikte hareket ediyoruz. Manisa, Çiğli ve Çayırova fabrikalarımızda da İK Müdürü ve uzmanlarından oluşan yetkin bir ekibim var. Ekip olarak, ortak ajanda ve planlamalar ile koordine bir şekilde tüm İK süreçlerini yayarak, uygulanmasını takip etmek ana hedefimiz…

Bir dönüşüm sürecinden geçtiğinizi belirtmiştiniz. Bu, İK’ya nasıl yansıdı?

Şirketimizin global olarak ulaşmak istediği hedef; Vizyon 2020. Bu doğrultudaki global inisiyatiflerimiz arasında yalınlaşma ve dijitalleşme yer alıyor. Yaklaşık son 2 yıldır, tüm İK veri tabanını bir platform üzerine taşımak, verinin yöneticiler tarafından da görüntülenip yönetilebileceği bir platforma dönüştürmek konusunda önemli çalışmalara imza attık.

Geçtiğimiz performans değerlendirme sürecini ve ücret artış dönemimizi bu platform üzerinden tamamladık. Bu sayede yüksek performans kültürü inisiyatifimiz doğrultusunda yöneticilerimizin ekip yönetimi çerçevesinde sorumluluk alanları genişletildi. Yalınlaşma ve dijitalleşme üzerine atılan bu global adım ile birlikte, iş birimleri ve İK’nın yakın temas halinde olması sağlandı.

Yeni yıl hedeflerimizi ve gelişim planlarımızı, yetenek yönetimini de bu platform üzerinden yönetiyor; çalışanlar olarak kendimize ait bilgileri, güncellemeleri de dijital olarak yönetebiliyoruz. Dijital platformlarda verinin yönetilmesi bizleri global anlamda bulunabilir, görüntülenebilir ve açık pozisyonlar için erişilebilir kılıyor ki, asıl amacımız da zaten global roller, projelerde yer almak isteyenleri bu platformda değerlendirebilmek… Böylece hem İK hem de çalışanlar olarak kariyer basamaklarını buradan yönetebiliyoruz.

Dijitalleşme kapsamında işe alımlarımızda da video mülakat aracı kullanıyoruz. Bu sistem sayesinde hem adaylar, hem de biz, zaman tasarrufu sağlayarak süreci hızlandırabiliyoruz. Buna ek olarak stajyer gibi toplu alımlarda da yine aynı kanal üzerinden pek çok öğrenciye ulaşıp kısa zamanda etkin değerlendirmeler yapabiliyoruz.

Yaptığımız tüm eğitimleri de webex yayını ile tüm Türkiye ile paylaşıyoruz. Tüm bunların yanı sıra, geçen sene Esnek Yan Haklar platformumuzu da lanse ettik. Burada yaklaşık 18 yan hakkımızın 10’unu esnek yan haklar portalımızda değerlendirdik ve bu haklarımızı farklı yeni yan haklar ile seçilebilinir kıldık.

Bundan sonrası için hangi hedefler var gündemde?

Global inisiyatiflerimizden bir diğeri olan Wellbeing / İş Yaşam Dengesi ile ilgili olarak yakın zamanda Flexibility@work’ü hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Yılda iki kez çalışan memnuniyetinin ölçümlendiği şirketimizde çalışanlarımızdan gelen geri bildirimler, globalde gelişen iş trendleri ve nesil dengelerinin farklılaşması sonucu bu yönde de aksiyonlarımızı çalışma planlarımıza dahil ettik ve yaklaşık 1 yıldır çekirdek bir kadro ile global çerçevede bu konudaki çalışmalarımızı yürütüyoruz. Yakın zamanda bu konuda birçok yenilik getirmeyi hedefliyoruz. Örneğin çalışanın ve yöneticinin onayı ile pozisyonun da talebi karşılıyor olması durumunda çalışma günlerinde, mekanda değişiklikler mümkün olabilecek. Ayrıca ailevi / sosyal sebeplerle farklı çalışma prensibini gerektiren durumlar ortaya çıkıyorsa, bu durumlar için de esnek çalışma modellerini sunmak istiyoruz.

Tüm bunların yanı sıra yüksek performans kültürünü tüm şirket içinde pekiştirmek, çalışan memnuniyetinin yükselişini sürdürmek, yalın organizasyona dönüşerek hızlı ve uçtan uca çözüm sağlayan bir iş ortağı olmak da hedeflerimiz arasında… Bu arada dijitalleşme yolculuğumuz hız kesmeden devam edecek, yetenek yönetimi ve yeteneklerin gelişim planı da ana odağımızda olmaya devam edecek. 

“BİLGİYİ MUHAFAZA EDEREK DAHA GÜÇLÜ OLACAĞINIZA İNANMAK, BÜYÜK BİR HAYAL…”

Tüm bu gelişmelere hazırlanmak isteyen meslektaşlarınıza neler öneriyorsunuz?

Trendleri takip etmemiz çok önemli. Günümüzde Endüstri 4.0 gerçekleşirken şirketimizin bu değişimde nasıl yer alacağına, neyi nasıl farklı yapması gerektiğine hepimizin kafa yorması gerekiyor. Geleceğin iş kollarının veri ve analiz üzerine kurulacağını, müşterisine daha yakın olan, elindeki veriler ışığında müşterisine çözüm sağlayan ve müşteride bir ilke imza atan şirketlerin ayakta kalabileceğini artık biliyoruz. Dünyada veri ve enerji o kadar hızlı şekil değiştiriyor ki, hangi yönde hareket edeceğimize çok kısa sürede karar veriyor olmalı, bunun için de yetenek yönetimimizi liderlerimiz ile şekillendiriyor olmalıyız.

Tüm bunlar olurken eğer biz İK profesyonelleri olarak teknoloji kullanmaktan kaçınırsak, şirket içinde gerekli katkıyı sağlayamayız. Bu nedenle kağıttan kurtulmamız gerekiyor. Bilgiyi kendi içimizde muhafaza ederek daha güçlü olacağımıza inanmak, büyük bir hayal. Elbette bu noktada verinin doğruluğundan ve güvenli biçimde yönetildiğinden kesinlikle emin olmak çok önemli. Veri doğru olduğu sürece üzerine her türlü formülasyonu uygulayabilirsiniz.